Perşembe, Eylül 24, 2020
Ana Sayfa Çevre Elektrikli otomobiller ve alternatif yakıtlar küresel ısınmaya çözüm mü?

Elektrikli otomobiller ve alternatif yakıtlar küresel ısınmaya çözüm mü?

Elektrikli otomobiller ve alternatif yakıtlar küresel ısınmaya çözüm mü? Değerli okuyucular bugün sizlerle konusmak istedigim bir diğer konu ise elektrikli otomobillerin çevreye daha doğrusu kuresel ısınmaya karşı bir çözüm olup olamayacakları konusu. Geçen haftalarda bahsettiğim üzere elektrikli otomobillerin yakıt ve menzil konusunda maliyet  açısından tartışmasız üstünlüğü oldugu bir gercek. Gelin isterseniz biraz da maliyetlerdeki avantajlarin karbon emisyonu noktasinda cevreye olan etkisinden bahsedelim.

Konumuza başlamadan önce isterseniz önce otomobilleri güç üniteleri olarak dörde ayıralım. Bunlardan ilki hiç kuşku yok ki en yaygın kullanılan, içten yanmalı motorlar. İçten yanmalı motorlardan bahsederken benzin ve dizel yakıtlı otomobilleri bir kategoride toplayalım. Elektrikli otomobilleri ise bir diger kategoride değerlendirelim. Tabii ki üçüncü kategoride bu kategorilerin ikisini de içeren hybrid otomobilleri de göz ardı etmemek gerek. Son olarak da kullanımı limitli olan ancak bazı Japon ve Koreli otomobil üreticilerinin üzerinde ilgisini yoğunlaştırdığı hidrojen yakit hücreli otomobilleri dördüncü kategori altına alalım.

Enerji türlerine göre otomobil motor tipleri

Bu dört kategori içerisinde hybrid motorlu araçların önümüzdeki yıllarda yerini tamamen elektrikli otomobillere bırakacağına inanıyorum. Hybrid motorlu otomobillerin öncüsü Japon Toyota firması. Bu teknolojiyi ilk olarak 1997 senesinde Prius modeli ile piyasaya sunan Toyota’yı 1999 senesinde ise Honda Insight takip etti. Hybrid otomobillerin yayılmaya başlaması 2001 senesinden sonra başladı ve bu teknolojinin oncusu olan Japon otomotiv firmaları o yıllardaki yüksek benzin fiyatlarının da etkisiyle özellikle Amerika pazarında çok önemli satış başarılarına imza attı. Hybrid otomobiller sadece satış rakamları açısından değil ayrıca elektrikli otomobil konseptine tüketiciyi hazırlama ve trend değiştirme konusunda da çok önemli hizmetler sundu.

Yaklaşık 20 yıllık bir maziye sahip hibrit otomobiller, elektrikli otomobillerdeki batarya teknolojisindeki gelişmeler ve elektrikli otomobil şarj ağının genişlemesi ile yerini tamamen elektrikli otomobillere bırakacak gibi duruyor. Sebebi ise çok açık, tamamen elektrikli otomobiller maliyet, üretim kolaylığı ve çevreye etkisi açısından hybrid otomobillerin sunduğundan daha fazlasını sunmaya başlıyor ve cevreye duyarlı tüketiciye gerçekten aradığı çözümü sunuyor. Tüketici satın alma kararı noktasinda ilgisini hybrid otomobillerden tamamen elektrikli otomobillere çevirmiş durumda. Yavaş yavaş denklemdeki ağırlığını kaybetmeye mahkûm olan hybrid otomobillerin bu noktadan sonra küresel ısınmaya bir etkisinin olup olmayacağı konusunu tartışmanın bir sebebi bulunmuyor.

Bir diğer alternatif motor sistemi ise hidrojen yakıt hücreli otomobiller. Hidrojen yakit hücreli otomobiller elektrikli otomobillere göre daha yolun başında. Bahsettigim gibi Japon otomobil üreticileri bu konuda heyecanlı ve üzerine yatırım yapmaya devam ediyorlar. Hidrojen ile çalışan bu motorlar ise cevreye en az elektrikli otomobiller kadar duyarlı fakat uygulamada elektrikli otomobillerin sahip oldugu alt yapıya sahip değiller. Elektrikli otomobillere göre yakıt doldurma ve batarya sarj etme süreleri kıyaslandığında elektrikli otomobillere göre daha avantajlılar. Benim düşünceme göre bu konuda son sözü tüketici söyleyecek. Tesla’nın liderliğini yaptığı tam elektrikli otomobiller şu an için gerek tüketiciden gerekse diğer otomobil üreticilerinin üzerinde hem fikir oldugu sistem gibi duruyor. İsterseniz hem elektrikli otomobili hem de hidrojen yakit hücreli otomobilleri sıfır emisyon olarak ayni kategoriye de alabiliriz. Zaten yazımızın başlığından da anlaşılacağı üzere amacımız elektrikli otomobiller ve alternatif yakıt sistemleri küresel ısınmaya çözüm olabilecek mi, olamayacak mı bunu değerlendirmek.

Gelin isterseniz rakamlarla konuyu incelemeye devam edelim. İlk olarak dünya genelinde 2019 senesinde içten yanmalı otomobil ve elektrikli otomobil satış sayılarını karsılaştıralım. Bağımsız bir araştırma kurulusu olan Jato’nun verdiği rakamlara göre içten yanmalı otomobiller 2019 yılının ilk yarısında pazarın %91’ine, elektrikli otomobiller ise pazarın %9’una sahip gibi duruyor. İlk bakışta büyük fark gibi durmasına lütfen aldanmayın. Bu karsılaştırma, çok değil birkaç sene evvel elektrikli otomobiller icin %1’ler seviyesinde iken bugün bu fark elektrikli otomobiller lehine hizla kapanıyor.

Tesla’nın 2019 yılı ortasında piyasaya sunduğu iki yeni modeline olan beklenilenin üzerindeki ilgiye ilaveten diger yeni kurulan ve köklü otomobil üreticilerinin sunmaya başladığı elektrikli otomobil modellerini göz önüne aldığımızda bu farkın kapanmasını on görmek çok da zor değil. 2025 senesi itibariyle elektrikli otomobil üretim maliyetlerinin içten yanmalı otomobillerden daha ucuz olacağını on gören uzmanlar 2025 senenin alternatif yakıtlı otomobiller için bir dönüm noktası olmasını ve bu yıldan sonra satılan yeni elektrikli otomobillerin sayısının içten yanmalı otomobilleri geçeceği öngörülüyor. Diğer bir deyiş ile 2030 yılları içerisinde pazardaki dengenin büyük oranla elektrikli otomobillere dönmesi beklenmekte.

Karbondioksit emisyonu ne kadar azaltılabilir?

Peki, bu değişimin cevreye ve en önemlisi küresel ısınmaya etkisi ne olacak? Gelin isterseniz biraz da karbondioksit (CO2) emisyon rakamlarindan bahsedelim. İçten yanmalı motorların dünyadaki toplam karbon dioksit üretimine katkısı 2019 senesi için %44 seviyelerinde. Yeni kuresel isinmaya etkisi hiç de küçümsenmeyecek kadar yüksek. Bu konudaki olumlu gelişmeler ve teknolojik yenilikler gerçektende sorunun çözülmesinde ümit verici. 1999 senesinde ilk hybrid otomobillerin piyasaya çıkmasının ardından gecen 20 senede ve 2010’larin basından itibaren elektrikli otomobillerin yaygınlaşması ve özellikle Avrupa’da ve Amerika’da uygulamaya konulan regülasyonların etkisiyle diğer otomobil firmaları da daha az benzin tüketen çevreye duyarlı otomobiller üretmeye başladı.

Uluslararası Enerji Ajansı IEA’nın verdiği veriye göre 1999 senesinden 2009 senesine kadar içten yanmalı otomobillerin atmosfere saldığı toplam egzoz karbon dioksit tutarı 734 milyon ton seviyesinde iken bu rakam 2009 yılsonu ve 2019 yılsonu arasındaki donemde 412 milyon ton seviyelerine kadar düşmüş durumda. Sadece son 20 yılda kullanılan araç sayısının artmasına ve nüfusun hızla yükselmesine karşın üretilen karbon dioksit tutarındaki azalma bu yeni trendin ise yaradığının habercisi. Düşüşün %40’ların üzerinde olduğunu değerlendirecek olursak elektrikli otomobillerin oynadığı “görünmez el” rolünün etkisi bu değişimde yadsınamaz. Eger bir 10 yıl daha ileri sararsak ve elektrikli otomobil satışlarındaki öngörülerin doğru olduğunu göz önüne alacak olursak, yani pazarın yarısının elektrikli veya alternatif yakıtlı otomobil olduğunu düşünecek olursak, toplam karbon dioksit üretimi hangi seviyelere düşebilir? Bu sorunun yaklaşık cevabı ise 200 milyon ton seviyeleri. Evet gelecek 10 yılı da içine aldığımızda son 30 sene içerisinde arabaların toplam üretilen karbon dioksit seviyesini dörtte üç oranında azalma ihtimali ümit verici.

Hava kirliliğine yapması beklenen olumlu etki tartışılmaz ancak daha az karbon dioksit salımı gerçektende küresel ısınmaya pozitif etkide bulunuyor mu? İşte bu sorunun cevabında uzmanlar ikiye bölünmüş durumda. Salınan karbon dioksitin sera gazı etkisi yaptığı konusunda ortak fikirde olan uzmanların anlaşmakta zorlandığı nokta ise artan karbon dioksit seviyesinin yarattığı sera gazının atmosferin ısınmasına gerçekten etki edecek miktarda olup olmadığı ve artan karbon dioksit seviyesinin aslında bitki florasına olumlu etkide bulunup bulunmadığı konuları.

Benim şahsi gözlemimi soracak olursanız, paylaştığım datadaki verilere de bakacak olursak, son 10 yılda içten yanmalı motorlardan üretilen karbon dioksit egzoz salımındaki azalmanın küresel ısınmaya olumlu bir etkide bulunmadığı yönünde. Ancak bu demek değil ki, hava kirliliğine olumlu bir etkisi olmuyor. Hava kirliliği ve insan sağlığına etkisi konusunda çok umutluyum. Küresel ısınmanın çözümü olabilecek mi konusunda ise bahsettigim veriler ışığında çekincelerim var. Bir diğer çekincem ise, arabamızın bataryasını şarj ederken kullandığımız elektriğin nereden geldiği konusu.

Günümüzde Amerika’da üretilen elektriğin %38’i kömürden gelmekte. Bu rakam dünya geneline vurulduğunda rakam %63 ile daha da iç karartıcı. Hepinizin bildiği üzere kömür tüketimi karbon dioksit salım yoğunluğu konusunda en yoğun enerji türü. Yani diğer bir deyişle, elektrikli otomobil kullanmak demek gerçektende sıfır emisyon demek değil. Ben yinede her ihtimalde bu değişimin insan sağlığı ve hava kirliliği için çok olumlu bir değişim olduğunu unutmamak gerektiğimi savunuyorum. Kuresel ısınma konusunda ise pasif olmaktan ziyade aktif olmanın daha faydalı olduğunu düşünüyorum.  Yeşil enerjinin insanlık için sunduğu yeni iş alanlarını ve ekonomik fırsatlar doğurduğunu da göz ardı etmemek gerek.

Elektrikli otomobiller ve alternatif yakıtlar küresel ısınmaya çözüm mü?

Sizlerle paylaşmaya çalıştığım konunun sonuna geldim. Umarım bu yazdıklarım sizlerin de ilgisini çekiyordur. Eğer çekiyorsa lütfen bu yazımı sevdiklerinizle paylaşmayı ve yorumlar ikonundan görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın. Farkındayım yazımın sonuç bölümünü biraz karamsar bulacaksınız. Ancak küresel ısınmanın sebepleri ve sonuçları konusunu tartışmaya açmak çok ta kolay değil. Gerçekten de daha derinlemesine incelenmesi, kazanımları ve kaybedişlerinin iyice araştırılması gereken bir konu.

Kalın sağlıcakla,

Dr. Mehmet Balkanlı

South Georgia State College

Assistant Professor of Marketing

Elektrikli otomobil tarihi & Tesla devrimi

Elon Musk kimdir?

Elon Musk Tesla’yı neden kurdu?

Tesla’nın üstünlükleri nelerdir?

Tesla ve İlk Prensipler Teorisi

SpaceX – Starlink ve Küresel İnternet

Gelecek 10 yılda otomotiv sektöründe neler değişecek?

Jato internet sitesine ulaşmak için BURAYA tıklayın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

 

Kategoriler