Pazar, Temmuz 5, 2020
Ana Sayfa Diğer Tesla ve İlk Prensipler Teorisi

Tesla ve İlk Prensipler Teorisi

Merhaba değerli okuyucular, gecen hafta sizlerle Tesla arabaların üstünlükleri hakkında konuştuk. Tesla gerçekten de yeniliklerle dolu bir otomobil markası. Tesla markasını bir semsiye olarak ele alacak olursak Tesla’ya sadece elektrikli bir araba olarak bakmak yerine yenilikçi bir teknoloji platformu demek daha doğru olacaktır. Bu yazımızın baslığında da gördüğünüz üzere sizlerle bu hafta “Tesla ve İlk Prensipler Teorisi” hakkında konuşacağım.

Aslında “ilk prensipler teorisi” yeni bir teori değil. Geçmişi Yunanlı Aristo’ya kadar dayanmakta… Derin bir akademik anlatıma girmek istemiyorum ama kısaca özetlemek gerekirse ilk prensipler teorisi, bilginin ve anlayışın temelini oluşturan doğruluğu ve kaynağı kendiliğinden kanıtlanmış gerçekliklerdir. İsterseniz bunu düşünce yapınızı oluşturan yapı taşları olarak da ele alabilirsiniz, ilk prensipler sizin düşünce yapınızı oluşturan ilk yapı taşlarıdır. İnsanlık için örnek verecek olursak ilk prensipler özgürlük, adalet, hür düşüncedir. Amerikalılar bunu mutluluğun peşinde koşma hakkı olarak da adlandırırlar. İnsanı insan yapan en önemli değerdir özgür düşünce. Sadece özgür düşünebilen bir birey adil ve güvenli bir ortamda gerçek anlamda mutlu olabilecektir. Bu yüzdendir ki Amerikan anayasasında bireylere verilmiş hakların en basında kendi mutluluğunun peşinde koşma hakkı gelmektedir.

Tesla ve ilk prensipler teorisi

Tesla’nın kurucusu olan Elon Musk bu düşünce yapısını firmanın kurulusunda kurumsal kimliğinin içine entegre etti. Bunun çok basit bir sebebi vardı. Tesla eğer başarılı olacak ise, her ne satarsa satsın başarması gereken ilk konu satacağı ürünlerin insanları mutlu edip etmeyeceğiyle alakalı olacaktı. Elon Musk biliyordu ki eğer üretilen ürünler insanları mutlu ederse Tesla için basarı kaçınılmazdı ve bu başarıya ulaşmak için reklam bile vermek zorunda kalmayacaktı. İnsanlar ilk prensipler teorisine göre her zaman içgüdüsel olarak mutluluklarının peşinde koşmalılardı. Olayı bu kadar basite indirgediğinizde kendinize çizeceğiniz rota da cok kolaylasmaktaydi. Evet, otomobil yapılırdı, ilk defa da yapılmayacaktı. Esas olan hedef insanları mutlu edecek bir otomobil yapmaktı.

Simdi eğer ilk prensipler teorisini basit bir şekilde anladıysak gelin isterseniz Elon Musk’in Tesla ile bu hedefi nasıl başardığını konuşalım. İnsanların sahibi olmaktan mutlu olacağı bir otomobilin nasıl bir otomobil olduğunu anlamak için ilk önce insanları günümüzün otomobillerinde nelerin mutlu etmediğini tespit etmemiz gerekmekte. Yani kısacası yapmamız gereken şey sözü müşteriye ya da kullanıcıya vermek ve sorumuzun cevabını onları dinlemekle bulmaya çalışmak. Elon Musk bu konuda dersini iyi calisti ve yapilan onlarca pazarlama anketi sonrasi kullanicidan su şekilde geri bildirimler aldi. Insanlari otomobillerinde mutsuz eden en önemli etkenler yüksek yakıt maliyeti, yüksek bakım maliyeti, yuksek siklikta yaşanan teknik ve mekanik hatalar, dur-kalk trafikte araba içinde sıkışıp kalmak, ikinci elde hızlı değer kaybı.

Bugün satışta olan en son Tesla modellerine bakacak olursanız Tesla bütün bu sorunları tek tek bertaraf etmeyi başardı. Bugün Tesla otomobil yakıt maliyetleri göz önüne alındığında en düşük maliyetli otomobil. Bugün Tesla servis ve bakim maliyetleri göz önüne alındığında en düşük maliyetli otomobil. O kadar az parça ile üretiliyor ki bu otomobiller, sorun çıkartabilecek aksam neredeyse yok gibi. Bugün Tesla otomobiller kendi kendine gidebilen teknolojiye sahip yani trafikte dur-kalk’ta dikkatinizi size daha çok mutlu edecek şeylere verebilmeniz, dizi ya da haber izlemeniz mümkün. Ve tabii ki bütün bu düşük kullanım maliyetlerinden ötürü bugün Tesla otomobil ikinci elde değerini en iyi koruyan otomobil.

Bugün itibariyle Tesla’nın iyileştirmesi gereken bir tek nokta var, o da aracın satış fiyatını düşürebilme. Ve Tesla bu konuda da yatırımlarını yapmaya devam ediyor. Ekonomik ölçeklemenin kuralları doğrultusunda ilk olarak Amerika’da kurmaya başladığı “Giga Fabrikalar” zinciri bugün Çin ve Almanya’ya kadar yayılmış durumda ve satış adetleri arttıkça maliyetlerin düşmesi kaçınılmaz. Eğer ne kadar ucuzlar diye soracak olursanız, ürettiği her modelin kendi kategorisindeki en çok satan arabadan biraz daha ucuz olması yeterli teorik olarak. Eğer elektrikli bir otomobilin başlıca maliyet kaleminin batarya olduğunu ele alacak olursak bu “Giga Fabrikalar”da ne kadar çok batarya ünitesi üretilirse, maliyeti de o kadar aşağıya çekmek mümkün. Daha önceki yazımda da bahsettiğim üzere bayi ağı bulunmayan Tesla, bayilere satış komisyonu vermeyerek, sipariş üzerine üretimle yüksek envanter bulundurmayarak ve fabrikalarında robotik imalat yaparak bu hedefte de emin adımlarla ilerlemekte.

Tesla GigaFactory 2

Umarım bu haftaki yazımı da faydalı bulursunuz. Derdim sizlere sadece bir otomobil tanıtımı yapmak değil. Tesla ile hiç bir bağım yoktur. Bütün maksadım, doğru ve dürüst otomobil yayıncılığı yapan Otomobil.com.tr platformu üzerinden yazmış olduğum bu yazılar ile sizlere otomobilcilik dünyası ile ilgili farklı bakış açıları sunmak ve gelişen otomobil teknolojileri hakkında farkındalık yaratmaktır. Tüketici olarak bir sonraki otomobil yatırımınızı yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda bir ışık tutabildiysem ne mutlu bana.

Kalın sağlıcakla,

Dr. Mehmet Balkanlı

South Georgia State College

Assistant Professor of Marketing

Önceki yazılar:

Elektrikli otomobil tarihi ve Tesla devrimi

Elon Musk kimdir?

Elon Musk Tesla’yı neden kurdu?

Tesla’nın üstünlükleri nelerdir?

Tesla resmi internet sitesine ulaşmak için BURAYA tıklayın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

 

Kategoriler