Cumartesi, Temmuz 13, 2024
Ana SayfaSatışa Sunulmaİlk sürüş-test: Opel Ampera

İlk sürüş-test: Opel Ampera

Opel, Avrupa’da Yılın Otomobili 2012 seçilen Opel Ampera’yı, 23 ülkeyi kapsayan road show etkinliği kapsamında Türkiye’de tanıttı. Biz de Chevrolet Volt’un kardeşi olan Ampera’yı İstanbul’da hazırlanan kısa test parkurunda kullanma şansı bulduk.

Nasıl çalışıyor?

Opel Ampera, 16 kWh’lik lityum-iyon bataryası sayesinde 40-80 km’lik mesafeyi “sıfır” emisyonla kat edebiliyor.  Batarya boşaldığında ise devreye jeneratör görevi gören 1.4 litrelik benzinli motor sayesinde menzil 500 km’ye ulaşabiliyor.  Fakat bu durum otomobilin hibrid olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü Ampera’nın içten yanmalı motoru ürettiği gücü hibrid otomobillerin aksine çekişin olduğu tekerleklere yönlendirmiyor. Jeneratör görevi gören içten yanmalı motorun ürettiği elektrik enerjisi; elektrik motoruna aktarılıyor ve lastikler bu şekilde döndürülüyor. 1.4 litrelik benzinli Ecotec motorunun amacı evlerde ve işletmelerde kullanılan jeneratörlerle aynı. Sadece elektrik üretmek ve bu sayede menzili uzatmak (range extender). Ampera’nın karbondioksit emisyonuysa ortalama 27 g/km. Ampera’nın bataryaları ayrıca 230V’luk ev tipi prizlerden de doldurulabiliyor.

Ampera’nın elektrik motoru 150 HP güç ve 370 Nm tork üretiyor. 0-100 km/s hızlanması 9 saniye, maksimum hızı 161 km/s olarak açıklanan otomobilin marşına bastığınızda elektrik motoru devreye giriyor. Motorun çalıştığını anlamaksa,  araçta hiçbir titreşim olmadığından neredeyse mümkün değil. Otomobilin Normal, Sport, Mountain (dağ tırmanışları için) ve Hold olmak üzere 4 farklı sürüş seçeneği var. Bunlar arasında en ilginci Hold modu. Bu mod seçildiğinde otomobil bataryasındaki enerjiyi koruyor ve tekerleklere iletilen enerji direkt olarak jeneratörden elde ediliyor. Bunun mantığı ise eğer uzun bir mesafe kat edilecekse, şehiriçi kullanım için elektrik enerjisini yedekte bırakmak.

Otomobil 370 Nm’lik torkun etkisiyle (ve elektrik motorlarının ilk andan itibaren bu torku sunmaları sayesinde) sessiz fakat derinden gelen bir güçle ileri atılıyor. Ara hızlanma hissi, güçlü içten yanmalı motorlarda büyük viteste yapılan “dip gaz”lar gibi olan Ampera’nın neredeyse hiç ses çıkarmadan ileri atılması insana en ilginç gelen özelliği. Hold modunda kullanımda ise içten yanmalı motorun çıkardığı ses yüksek değil.

Aracın ilginç özelliklerinden biriyse iki kornasının bulunması. Bunlardan ilki direksiyonun göbeğine basılarak çalan normal korna. Diğeri ise sinyal kolunun ucuna basıldığında daha kibar şekilde çalan yaya kornası. Bu korna, aracın çok sessiz ilerlemesi nedeniyle, otomobili fark edemeyen yayaları uyarmak için düşünülmüş.

Maliyetler

Yılın son çeyreğinde Türkiye’de satışa sunulması hedeflenen otomobilin planlanan satış fiyatı 60.950 Euro. Fiyat konusunda bir açıklama yapan GM Türkiye Dış İlişkiler Direktörü Sinan Ulusoy, çevreci otomobillere yönelik yeni bir vergi düzenlemesi yapılması durumunda fiyatın düşebileceğini ifade etti.

60.950 Euro’luk fiyata, Renault Fluence Z.E.’dekinin aksine bataryalar dahil. Yani batarya kirası gibi bir durum söz konusu değil. Bataryalar 8 yıl / 160.000 km garantiye sahip. Ampera ile 100 km’lik sürüş 10 kW/s + 1.2 lt = 9 TL olarak açıklanıyor. Tabi burada ilk 100 km’lik kullanımda 80 km’lik mesafenin önceden şarj edilen bataryadan gelen güçle kat edildiğini hatırlatmamız gerek. İkinci 100 km’lik bölümde maliyet daha farklı olacaktır.

Sonuç

Elektrikli otomobil hakkında insanların en büyük kuşkusu menzil ile ilgili. Bugünün şartlarında 150-200 km menzile ulaşan elektrikli otomobiller var. Ama bataryaları boşaldığı zaman tam şarj için uzun süreler gerekiyor ve doğal olarak uzun yola çıkabilmek mümkün değil. En azından günümüz şartlarında makul değil, çünkü 600 km’lik bir yol ancak 1 günde kat edilebilir. Bu durum elektrikli otomobil sahiplerinin, uzun yol için ikinci bir araç alma zorunluluğunu ortaya çıkartacaktır.

Ampera’nın mantığı ise daha farklı. Seyahat alışkanlıklarını değiştirmeye gerek bırakmayan bir mantık.  Gündelik yaşamda 40-80 km arasında tamamen elektrikli, kullanırken sıfır emisyonlu, standart bir elektrik prizinden kolayca şarj olabilen bir araç. Bu sayede ev-iş arasında yüzde yüz elektrikli olarak ilerlemek, uzun yolda ise benzinli jeneratör sayesinde “batarya biter, yolda kalırım” düşüncesi olmadan daha özgür yolculuk yapabilmek mümkün. Bu aracın şimdilik dizel jeneratörlü versiyonunun söz konusu olmadığını da ekleyelim.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

 

spot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_img

Kategoriler