Marka
kimliğini yeniden yapılandırma süreci içine giren ve bu kapsamda 2012 yılına
kadar tüm modellerinde ve bayi-servis teşkilatında yeni logoya kavuşacak olan
Peugeot, yeni bir modelini daha satışa sundu. Markayı tek hacimli kompakt
segmentte temsil edecek yepyeni bir model olan yedi kişilik Peugeot 5008, bu
sınıftaki otomobillerden beklendiği gibi işlevsel bir iç mekâna sahip olma
iddiasını taşıyor. Bu yepyeni modeli, İstanbul’dan çıktığımız yolda
Bolu-Kartalkaya’ya kadar kullanma fırsatım oldu.
Rakiplerinden
daha kısa
2009
yılında satışa sunulan ve ilgi gören crossover model 3008’in ardından gelen
Peugeot 5008, 4529 mm’lik uzunluğuyla; 4560 mm’lik Renault Grand Scenic’ten 31 mm, 4590 mm’lik Citroen C4
Grand Picasso’dan ise 61 mm
daha kısa. Dış tasarım açısından son derece modern bir görünüm sunan Peugeot
5008, elde edilen 0,29 Cd’lik sürtünme katsayısıyla, aerodinamik bir tasarıma
sahip olduğunu ortaya koyuyor. Otomobilin genişliği 1837 mm, yüksekliği ise 1639 mm. Peugeot 5008’in
beş kişilik kullanımda 823
litre olan standart bagaj hacmi ise, arka koltukların
öne yatırılması sonrasında 2506 litreye kadar ulaşıyor. Ancak tüm diğer yedi
koltuklu araçlarda olduğu gibi, 5008 de yedi kişilik kullanımda çok kısıtlı bir
bagaj hacmine sahip. 60 litrelik yakıt deposuna sahip olan aracın boş ağırlığı
ise 1503 kg.
İç mekan işlevsellik”
iddiasını taşıyor
Fransızların
monospace olarak ifade ettikleri tek hacimli otomobillerin en önemli iddiası
işlevselliktir. Çünkü bu araçlar, kalabalık bir şekilde uzun seyahatler yapmaya
imkân verecek şekilde geliştirilmektedir. Peugeot’ya baktığımızda, bugüne kadar
bu tür bir araca sahip olmadığını (807 modeli 8 kişilik bir minivan olarak
değerlendiriliyor) ve bugüne kadar işlevselliği station karoserli modellerde
aradığını görüyoruz. Ancak tek hacimli otomobillerin yakaladığı başarı (her ne
kadar şimdilerde bu segmentin toplam pazardan aldığı pay düşüşe geçmiş olsa
da), Peugeot’yu da harekete geçirmişe benziyor. Ama açıkçası 5008, Peugeot’nun
crossover segmenti doğduktan kısa bir süre sonra yollara çıkardığı 3008 gibi
değil. Çünkü bu sınıf doğalı neredeyse 15 yıl olacak.
Ama
elbette bu durum, Peugeot 5008’in iddiasını gölgeleyemez. O yepyeni bir model
ve rakiplerine gözdağı verebileceği birçok özelliği var. Bunlardan biri, iç mekândaki
işlevselliğe önemli katkısı olan bağımsız koltuklar. Her biri aynı boyutta
olan, bağımsız olarak 130 mm
boyunca öne-arkaya kaydırılabilen, sırt eğimi ayarlanabilen ve öne katlanabilen
(ön yolcu koltuğu dahil) yolcu koltukları, otomobilin işlevselliğine önemli
katkıda bulunuyor. Özellikle ön yolcu koltuğunun öne katlanabiliyor olması, 2,76 metre uzunluğundaki
yüklerin bile taşınmasına olanak sağlıyor. Koltuklar öne katlandığında düz bir
bagaj zemini oluşması da önemli bir özellik. Aracın yedi kişilik olmasını
sağlayan ve kullanılmadığı durumda bagaj zeminine gizlenen üçüncü sıra
koltuklar zahmetsizce açılabiliyor. Bu koltuklara geçiş de, ikinci sıranın kapı
kenarında bulunan ve raylı olarak öne çekilerek geniş bir alan sunan koltuk
sayesinde sorunsuz. Üçüncü sırada iki yetişkinin oturması durumunda ise, ikinci
koltuk sırasındaki koltukları biraz öne almak gerekiyor. Aksi taktirde buradaki
diz mesafesi çok kısıtlı kalıyor. İyisi mi siz buraya çocuklarınızı oturtun.
Peugeot
5008, koltuk kombinasyonlarıyla elde ettiği işlevsellik başarısını, bardaklık
ve eşya gözü konusunda gösteremiyor. Sürücü koltuğu ile ön yolcu koltuğunun
arasında yer alan kol dayamanın içi 10,5 litre kapasiteli bir eşya gözü olarak
tasarlanmış ancak eğer kutu içecek içiyorsanız, bunu koyabileceğiniz bir
bardaklık bulunmuyor. Bu da işlevsellik iddiası taşıyan bir kompakt MPV için
anlaşılabilecek gibi bir hata değil. Torpido gözü ve kapı içindeki gözler ise
yeterli genişlikte. İki jenerasyondur Renault Scenic’te yer alan zemin içine
gizlenmiş pratik eşya gözleri de fonksiyonelliği arttırıyor.
Cam tavanla gelen
ferahlık
Yine
kompakt MPV’lerde sıkça karşılaştırdığımız konulardan biridir cam tavanlar.
Peugeot 5008’de de büyük bir cam tavanın yanı sıra geniş cam alanlarına yer
verilmiş. Öyle ki otomobilin toplam cam yüzeyi 5,77 metrekareyi buluyor. Bunun
doğal bir sonucu olarak da aydınlık ve ferah bir iç mekân oluşturulmuş. Cam
alanlarının çok fazla olmasının ve özellikle de ön camın çok büyük olmasının
dezavantajı ise, bizim aracı kullandığımız gün gibi soğuk, yağışlı ve hatta
karlı günlerde camların buğu yaparak görüşü olumsuz yönde etkilemesi. Elbette
gerekli ayar yapıldıktan sonra, otomatik klima bir süre sonra buğuyu çözüyor
ama bunun,cam alanı fazla olan
araçların genel bir sorunu olduğunu hatırlatmakta da fayda var.
JBL, USB, bluetooth,
Video paketi opsiyonel
Peugeot
5008, Türkiye’de tek motor ve şanzıman (1.6 Hdi 110 HP Auto6R) ve iki farklı
donanımla satışa sunuldu. “Premium” ve “Premium Pack” olarak adlandırılan
seçenekler, yeterli standart donanımı sunmalarının yanı sıra, bazı opsiyonel
donanım özellikleriyle dikkat çekiyor. Örneğin USB girişi ve bluetooth telefon
kitinden oluşan WIP Connect paketi; tek olarak satın alınabilen JBL müzik
sistemi ve ön koltuk kafalıklarında 7 inç’lik LCD ekran, iki bluetooth
kulaklık, arka orta konsolda kumanda ve iki adet üçlü RCA girişine sahip olan
video paketi, opsiyonel donanımın önde gelen özellikleri arasında sayılabilir.
Lansman döneminde Peugeot 5008 satın alanlara, 1900 TL tutarındaki video
paketinin yanı sıra 300 TL değerinde Philips portatif DVD oynatıcı hediye
edildiğini de belirtelim. Peugeot 5008’in Premium adlı baz donanımından
itibaren standart olarak sunulan donanımlardan bazıları ise şöyle: ESP, otomatik
elektrikli park freni, yokuşta kalkış desteği (Hill Assist), ABS, acil fren
yardım sistemi (AFU), elektronik fren gücü dağılım sistemi (EBV, CBC), akıllı
çekiş kontrol sistemi (ASR), sürücü ve yolcu için ön ve yan, ayrıca ön ve arka
yolcular için perde havayastıkları, uzaktan kumandalı merkezi kilit, park
sensörü, hız sınırlama ve sabitleme sistemi, yol bilgisayarı, deri direksiyon
simidi, elektrikli ve ısıtmalı yan aynalar, manuel klima, çocuk izleme aynası.
Altın karışım:
Dizel-otomatik
Otomobil
sahiplerinin bir süredir aradığı bir özellik olan dizel motor-otomatik şanzıman
ikilisi, Peugeot ürün gamında kullanılıyor. Bu olanak, 5008 modelinde de
kullanılmış. Düşük yakıt tüketimiyle kendini ispatlamış olan 1.6 litrelik Hdi
dizel motor, Auto6R adı verilen 6 kademeli robotize şanzımanla (elektronik
kontrollü manuel şanzıman) kumanda ediliyor. Klasik otomatik şanzımanlardan
farklı olarak; geriye kaydıran ve vites değişimlerinde sarsıntı yaratan bu
şanzımanın olumlu tarafı ise, klasik otomatik şanzımanlardan farklı olarak
yakıt tüketimini arttırmaması. Ben bu aracı satın alacak kişilere, vites
değişimlerini manuel olarak gerçekleştirmelerini tavsiye ederim. Bu sayede hem
sürüş daha zevkli oluyor hem vites değişimlerinde kararsızlık yaşamamış oluyor
hem de daha az sarsıntı hissediyorsunuz. 1.6 Hdi motor, 4000 d/d’de 110 HP güç
ve 1750 d/d’de 240 Nm tork (overboost fonksiyonuyla anlık olarak 260 Nm)
üretiyor. Otomobilin 0-100 km/s hızlanma süresi 12.6 saniye, maksimum hızı ise
183 km/s. Peugeot 5008 1.6 Hdi Auto6R’nin en öne çıkan özelliklerinden biri
olan yakıt tüketimi konusunda ise rakamlar şöyle: 215/55 R16 lastiklerle şehir
içinde 6.2 lt/100 km., şehir dışında 4.5 lt/100 km., ortalamada ise 5.1 lt/100
km. 215/50 R17 lastiklerle ise şehir içinde 6.4 lt/100 km., şehir dışında 4.8
lt/100 km., ortalamada ise 5.3 lt/100 km. Karbondioksit salınımları ise
sırasıyla 135 g/km ve 140 g/km.
Sürüş pozisyonu
3008 ile aynı
Kompakt
MPV’lerin hantal olduğu dönemler geride kaldı. Artık her marka, bu tür
modellerinde, konforun yanı sıra sürüş dinamiklerine de önem veriyor. Örneğin
Scenic ailesinin üçüncü jenerasyonunun bir üyesi olan Renault Grand Scenic,
geliştirilen direksiyon sistemi sayesinde artık eskisinden çok daha keyifli ve
dinamik bir sürüş sergiliyor. Peugeot 5008 de bu gidişata ayak uydurmuş.
Otomobideki sürücü koltuğu ve sürüş pozisyonu, markanın crossover modeli 3008
ile aynı tasarlanmış. Bu da araca, eskiden kompakt MPV’lerde görmeye alışık
olmadığımız bir dinamizm katıyor. Zaten 5008’in kokpit tasarımında da 3008’den
izler dikkat çekiyor. Özellikle orta konsolun tasarımı ve eğimli yapısı,
3008’le neredeyse aynı. Büyük camlar sayesinde ön ve yan görüşlerde bir sorun
yok. Ancak arka görüş için aynı şeyi söylemek zor. Ama bu noktada imdada park
sensörü yetişiyor. Yüksek süratlerde dahi konfordan taviz vermeyen süspansiyon
sistemi, yol tutuş konusunda da yeterli beceriye sahip. Sessiz çalışan motor ve
başarılı izolasyon sayesinde, sürüş sırasında iç mekanda rahatsız edici bir ses
duyulmuyor. Ancak bozuk Türkiye yollarında uzun süre kullandıktan sonra cam
tavan ses yapar mı bilinmez elbette. Bu noktada Toyota’nın; bu riskten ötürü,
Verso modelinde Türkiye’de cam tavanı ne standart ne de opsiyon olarak
sunduğunu belirtelim. İlk kez 3008 modelinde kullanıma sunulan head up ekranı,
sürüş sırasındaki bilgileri dijital olarak göz hizasına yansıtması bakımından
hem zevkli hem de pratik bir kullanım sunuyor. Öte yandan 5008’de bulunan
güvenli takip mesafesi kontrol sistemi sayesinde, önünüzdeki araçla aranızdaki
mesafeyi saniye cinsinden belirliyorsunuz ve eğer araca belirlediğiniz süreden
daha kısa bir mesafeye kadar yaklaşırsanız head up ekranında bir uyarı çıkıp
sizi ikaz ediyor. İleride ben bu sistemin, uyarı çıkmasından öte, elbette
sürücünün önceden vereceği talimat ve onay doğrultusunda, Volvo XC60’taki gibi
aracı yavaşlatma ve hatta durdurma fonksiyonuna da sahip olacağını düşünüyorum.
Baz fiyatı 52.790
TL
Dünya tanıtımı
2009 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirilen ve Euro NCAP çarpışma
testlerinden 5 yıldızla ayrılmayı başaran Peugeot 5008’in (test sonucu için tıklayın) Premium donanım
paketli baz versiyonu, Türkiye’de 52.790 TL fiyatla satışa sunuldu. Premium
Pack donanım versiyonunun fiyatı ise 57.290 TL. Test sürüşü organizasyonuna
katılan ve Peugeot’nun 2009 yılı Pazar payını yüzde 6,5 olarak açıklayan
Jean-Pierre Vieux (8 Mart 2009'da yapmış olduğumuz röportaj için tıklayabilirsiniz), 2010 yılında 1000 adet 5008 satmayı hedeflediklerini ve bu
satış adediyle, kompakt MPV pazarından yüzde 20 oranında pay almayı
öngördüklerini belirtti.